Eko-Agro Turizm İşletmeleri zorda

Kıbrıs Türk Eko-Agro Turizm Kooperatifi Başkanı Zekai Altan yazılı açıklama yaptı.

İşte o açıklama;

Eko/Agro Turizm dibe vurmuştur. Bugüne kadar hiçbir hükümet bu model ile ilgili hiçbirşey başaramamıştır. Bu nedenle, yakın bir geçmişte Turizm Master Plandaki tanımlamalara uygun olan işletmeler olarak K.T Eko/Agro Turizm Kooperatifi adı altında örgütlendik. Turizm Master Planının uygulanmadığı, Turizm Örgütünü oluşturma becerisinin gösterilemediği, turizmde etkin tanıtımın başarılamadığı, küçük ölçekli eko/agro turizm modelinin lafta kaldığı ve bu modelin yok sayıldığı bir ülkede istatistiklerle övünmenin mantığı yoktur.

Sayısal ve niteliksiz rakamlarla yapılan açıklamalarda işletme belgesi iptal edilen tesislerden bahsedilmiyor. Haksız rekabetten bahsedilmiyor. İşletmelerini kapatma noktasına gelen eko/agro turizm işletmelerinden kimse bahsetmiyor. Anti-demokratik ve ayrımcı icraatlardan kimse bahsetmiyor. Herşeyi güllük gülistanlık olarak algılattırıyorlar. Altınkum’dan Yeşilırmak köyüne kadar kayıstız işetilen işletmelerden kimse bahsetmiyor. Tedbir de alınmıyor.

2012 yılından 2015 yılına kadar işletme Belgesi iptal edilen 21 tesis ile toplam 1050 yatak sayısının kaybından kimse söz etmiyor. Kapanan Seyahat Acentalarından kimse söz etmiyor. Konuşmuyor. Kapanan işletmelerin hangi büyük otellerin personel lojmanı olarak kullanıldığının mantığını hiçbir hükmet yetkilisi sorgulamıyor. Bugün Güney Kıbrıs’ta Kıbrıs Köy turizmi olarak uygulanan ve CTO altında Cyprus Agro Turizm Organizasyonu ile Devlet politikası ile yürütülen modelin toplam yatak sayısı 20 bin. KKTC’nin toplam yatak sayısına denk. Bu modelin KKTC’deki yatak sayısı ise toplam 284. Ve dibe vuran bu model yok sayılıyor. Ülke kütürünün yaşanacağı ve ülkenin tanıtımına en önemli katkının yapılması ile kırsal alanın ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak bu modelin kimse farkında değildir. Ağzı olan da konuşuyor.

İnanılmaz bir sorumsuzluk örneğini yaşıyoruz. Bugün Kalkınma Bankasındaki sorunlardan tutun da eko/agro turizm işletmelerinin bakım ve onarımlarının bile yapılamadığı, standartlarını geliştirimediği bir turizm politikasından bahsediyoruz. Charter ulaşımlar ile hiç tursit alamayan, Larnaka’dan gelen ve daha yüksek ücretlerle konaklayan turistleri yok sayıp teşvik verilmeyen, kitle turizmi yapan büyük işletmelerdeki herşey dahil sistemi ile turistlerin ülkeyi ve bölgelerini dolaşma özgürlüğünün ellerinden alındığı bir sistemden eko/agro turizm işletmelerinin geliri nasıl olacak. Ek-Agro turimişletömeleri borçlarını nasıl ödeyecekler, bakım onarımlarını ve standartlarını nasıl geliştirecekler. Ulaşım sorununu, yetersiz ve yapılmayan tanıtım politikalarını, teşvik sistemini, kayıt dışı işletmeleri bizler mi yarattık. Devletin katkısı olamadan Kalkınma Bankası borcundan elektrik ödemelerine kadar ödemeler nasıl yapılacak. Unutulmamlıdır ki gerçek kültür elçileri bu modeli uygulayanlardır. Mutfağı ile, konukseverliği ile, çevre duyarlılığı ve kültürü ile. Bugün oluşacak olan yeni hükümetten beklentilerimiz ve umutlarımız vardır.

Reform değil gerçek anlamda bir devrim yapılmasını bekliyoruz. Ayni zamanda bu modelin paydaşları olan ve hayati sorunlar yaşayan bu model yatırımcılarının sorunlarının çözümü için paydaşlar olan , Yeni hükümetin, T.C Yardım heyetinin ve turizm örgütlerinin duyarlı hareket etmesi gerekmektedir. Tüm paydaşları duyarlı ve gerçekci hareket etmeye çağırıyorum. Sorun yatırımcı sorunu değil. Unutulmamalıdır ki sorun ülkenin model sorunudur. Eko/agro turizm sorunlarının kalıcı ve sürdürülebilir bir biçimde çözümlenmesi için her türlü mücadeleyi verme azmindeyiz.

Saygılarımla
Zekai Altan HCIMA
Başkan